37. İstanbul Film Festivali | Bergman 100. Doğum Yılı

İKSV | İstanbul Film Festivali | 6-17 Nisan 2018

Bu sene 37. düzenlenen İKSV İstanbul Film Festivali, İsveçli oyun yazarı ve film yönetmeni Ingmar Bergman‘ın 100. doğum yılını özel seçkiyle kutlayacak. Türkiye’den 9 yönetmenin seçtiği Bergman filmleri, yönetmenlerin sunumlarıyla izleyiciyle buluşacak.

Filmler

Yedinci Mühür/Det Sjunde Inseglet/The Seventh Seal

Gerçek bir sinema klasiği olmanın yanı sıra ölüm , yaşam ve inanç hakkında çekilmiş en etkili ve etkileyici filmlerden biridir. Avrupa’nın Kara Veba salgını altında ezildiği orta çağda geçen film; 10 yıldır savaş ve şeref uğruna evinden ayrılan şövalye Antonius Block, en sonunda memleketi İsveç’e dönmüştür ama karşısında onu almaya gelen Ölüm’ü bulur. Block, son bir hamleyle kendi hayatı üzerine satranç oynamayı teklif eder; eğer kazanırsa ölüm onu almayacaktır. Ölüm’ün sinemada belki de en unutulmaz biçimde bir bedene büründüğü, Yedinci Mühür, sonsuz felsefi göndermeleri ve eşsiz görselliğiyle sayısız yönetmene ve filme esin kaynağı oldu, olmaya devam ediyor.

 

– 1957 CANNES Jüri Özel Ödülü

Emin Alper’in seçimiyle.

Biletler için: Beyoğlu Sineması / Kadıköy Sineması


Güz Sonatı/Höstsonaten/Autumn Sonata

Ingmar Bergman’ın efsane oyuncu Ingrid Bergman ile birlikte ilk ve tek çalışması olan Güz Sonatı, yönetmenin tek mekanda geçen “oda sineması” filmlerinin en etkili ve en sarsıcı olanı. Ingrid Bergman’ın canlandırdığı dünyaca ünlü piyanist Charlotte, eşinin ölümünden sonra, yedi yıldır görüşmediği kızı Eva’yı ziyarete gider. Mesafeli, buz gibi ölçülü Charlotte, küskün Eva ve felçli diğer kızı Helena, bir gün ve bitmek bilmeyen bir gece boyunca birbirleriyle yüzleşir, yıllardır erteledikleri pişmanlıklar, inkâr ve kabullenişlerini ortaya dökerler. Ingrid Bergman, sinemada üstlendiği bu son rolde gösterdiği performansıyla Oscar’a da aday gösterildi.

– 1979 ALTIN KÜRE Yabancı Dilde En İyi Film

– 1979 ULUSAL ELEŞTİRİ KURULU (ABD) En İyi Yabancı Film, En İyi Yönetmen, En İyi Kadın Oyuncu (I. Bergman)

Yeşim Ustaoğlu’nun seçimiyle.

Biletler için: Beyoğlu Sineması / Kadıköy Sineması


Persona

Ingmar Bergman’ın en gizemli, rahatsız edici filmlerinden Persona, David Lynch’ten Claude Chabrol’e, hatta Abba’ya kadar etkisi yayılan, sarsıcı bir psikolojik dram, Bergman’ın tarifiyle “iki enstrüman için bir sonat”. Bibi Andersson’ın canlandırdığı genç hemşire Alma, Liv Ullman’ın canlandırdığı, konuşmayı reddeden aktris Elisabeth Vogler’in tedavi süreciyle ilgilenmektedir. İkili, birlikte, deniz kıyısındaki bir eve yerleşir. Ancak zamanla tedavi tersine işler; Elisabeth yerine Alma konuşup içini dökmeye başlar; ikilinin kişilikleri birbirine geçtikçe, gerçekle hayal de birbirine girer. Bergman’ın kusursuz başyapıtından biri olan Persona, yönetmenin sözleriyle; “Yalnızca sinemanın keşfedebileceği sözsüz gizlere dokunuyor.”.

– 1968 ULUSAL FİLM ELEŞTİRMENLERİ DERNEĞİ (ABD) En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Kadın Oyuncu (B. Andersson)

Can Evrenol seçimiyle.

Biletler için: Beyoğlu Sineması / Kadıköy Sineması


Bir Evlilikten Manzaralar/Scener Ur Ett Äktenskap/ScenesFrom A Marriage

Sıradan insanların sıradan hayatlarını anlatmasıyla Bergman sinemasında bir ilk olan Bir Evlilikten Manzaralar, on yıldan sonra aşkları canlı kalsa da evlilikleri çöken İsveçli çift Marianne ve Johan’ın hayatını mercek altına alıyor. Altı bölümlük bir mini-dizi olarak İsveç televizyonlarında yayımlanan Bir Evlilikten Manzaralar, ertesi yıl sinema için yeniden kurgulanarak kısaltıldı. Festivalde, bütünlüğü korunarak özgün kurgusu gösterilecek olan Bir Evlilikten Manzaralar, başta Woody Allen ve Richard Linklater olmak üzere birçok usta sinemacının çalışmalarını etkiledi.

– 1975 ALTIN KÜRE Yabancı Dilde En İyi Film

– 1974 ULUSAL FİLM ELEŞTİRMENLERİ DERNEĞİ (ABD) En İyi Film, En iyi Senaryo, En İyi Kadın Oyuncu (L. Ullman), En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu (B. Andersson)

Melik Saraçoğlu ve Hakkı Kurtuluş’un seçimleriyle.

Biletler için: Beyoğlu Sineması / Kadıköy Sineması


Utanç/Skammen/Shame

Savaşın ortasında kalmış bir çiftin birbirlerine tutunma hikayesi üzerinden utanç, ahlaki çöküntü ve şiddet kavramlarını ele alan Utanç, Bergman’ın ender distopya filmlerinden biri. Apolitik, sanatçı çift Eva ve Jan, savaştan olabildiğince uzak kalabilmek için ıssız bir adaya yerleşmişlerdir. Ancak eninde sonunda onlara ulaşan savaşın çiftin üzerindeki etkisi son derece yıkıcı olacaktır. Vietnam Savaşı’nın en sıcak döneminde çekilen film, savaşın kendisinden çok, birey üzerindeki psikolojik etkilerine değiniyor. Bergman, kendi yaşadığı ıssız Farö adasında çektiği Utanç’ta asıl savaşın hemen çeperinde süre giden “küçük savaş” kavramına yoğunlaştığını söylüyor.

– 1969 ULUSAL FİLM ELEŞTİRMENLERİ DERNEĞİ ÖDÜLÜ (ABD) En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Kadın Oyuncu (Liv Ullman)

– 1970 ULUSAL ELEŞTİRİ KURULU (ABD) Yabancı Dilde En İyi Film

Ümit Ünal’ın seçimiyle.

Biletler için: Beyoğlu Sineması / Kadıköy Sineması


Kış Işığı/Nattvardsgasterna/Winter Light

Bergman’ın Tanrının Sessizliği üçlemesinin ikinci filmi olan Kış Işığı, üçlemenin diğer filmleri gibi, insanın Tanrı ve dinle ilişkisine yoğunlaşıyor; Bergman’ın sözleriyle “nüfuz etmiş ”ten söz ediyor. Varoluşunu sorgulayan, inancını yitirmiş bir rahibin, ondan yardım isteyenler ve ona yardım etmek isteyenlerle olan ilişkilerini konu alan film , İsveç taşrasının karlı ve soğuk günlerini dingin ve şairane bir sinematografi eşliğinde sunuyor. 1960 ’ların nükleer savaş tehdidinin her anına sızdığı Kış Işığı Bergman’ın kendi yaşamından da izler taşıyor.

Semih Kaplanoğlu seçimiyle.

Biletler için: Beyoğlu Sineması / Kadıköy Sineması

 

 


Yaban Çilekleri/Smultronstallet/Wild Strawberries

Yedinci Mühür’ün hemen ardından çektiği Yaban Çilekleri, Ingmar Bergman’ın iyimser ve mizahi yanı güçlü filmlerindendir. Sessiz sinema döneminin usta oyuncusu Victor Sjöström, rol aldığı bu son filmde, kendisine verilen bir ödülü almak üzere Stockholm’den Lund’a giden 78 yaşındaki emekli doktor Isak Borg’u canlandırıyor. Taşra yollarında karşılaştığı otostopçular, yaşlılığını iyice hisseden ketum ve soğuk doktorun dalarak sık sık kendi geçmişini düşünmesine, hayatının gözlerinin önünden geçmesine neden olur. Rüyalar, anılar ve yollar arasında gidip gelen, Bergman’ın senaryosunu hastanedeyken yazdığı Yaban Çilekleri, kaçırılmış gençlik fırsatları ve ebeveyn-çocuk ilişkilerine dair çok katmanlı bir yol hikâyesi anlatıyor.
– 1958 BERLİN En İyi Film, FIPRESCI Ödülü

– 1958 VENEDİK Pasinetti Ödülü

– 1960 ALTIN KÜRE Yabancı Dilde En İyi Film

Kazım Öz’ün seçimiyle.

Biletler için: Beyoğlu Sineması / Kadıköy Sineması


Çığlıklar ve Fısıltılar/Viskningar Och Rop/Cries And Whispers

Bergman’ın dönem filmlerinden Çığlıklar ve Fısıltılar, 19. yüzyılın sonlarında, iki kız kardeşin ölmek üzere olan kız kardeşlerini ziyaret edişlerini konu alıyor. Kırmızı rengin son derece baskın kullanımıyla gotik bir atmosfere bürünen film, üç kız kardeş ve hizmetçilerinin birbirleriyle olan ilişkileri üzerinden aile bağlarına ve iletişim sorunlarına derinlemesine bir bakış atıyor. Bergman’ın neredeyse en karamsar filmi olan Çığlıklar ve Fısıltılar, yönetmenin sinemasında sıkça kullanılan temaları rüyaların ve gerçekliğin iç içe geçtiği yepyeni, korku sinemasına yakın bir görsellikle işliyor.

– 1974 OSCAR En İyi Görüntü

– 1972 CANNES Büyük Teknik Ödül

Aslı Özge’nin seçimiyle.

Biletler için: Beyoğlu Sineması / Kadıköy Sineması


Sessizlik/Tystnaden/The Silence

Tanrının Sessizliği üçlemesinin son filmi olan Sessizlik, iki kız kardeş arasındaki çatışma üzerinden modern dünyada iletişimsizliği konu alıyor. Ester, kız kardeşi Anna ve oğlu, Avrupa’da ki yolculukları sırasında, Ester’in hastalığının iyice kötüleşmesiyle, dillerini bile bilmedikleri, isli ve sevimsiz bir şehirde konaklamak zorunda kalırlar. Yerleştikleri otelde zaman geçtikçe, kız kardeşler arasındaki mesafe ve gerginlik iyice artar. Gösterime girdiğinde ahlaksızlık suçlamalarıyla İsveç parlamentosundan kiliseye kadar birçok kurumdan çok ağır tepkiler alan film, bu sayede müthiş bir gişe başarısına ulaştı.

– 1964 GULDBAGGE ÖDÜLLERİ (İSVEÇ) En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Kadın Oyuncu (I. Thulin)

Reha Erdem’in seçimiyle.

Biletler için: Beyoğlu Sineması / Kadıköy Sineması